13 Kasım 2009 Cuma

GEÇEN HAFTASONU

Şu farmville denen çiftliğe ve Facebook'a üye olunca maalesef blog yazmaya pek fırsat olmuyor. Gerçi hayatımız düzene ve tekdüzeliğe girince de haftasonlarından başka yazacak pek birşey olmuyor. Ama genel olarak pek bir sıkıntı yok Allah'a şükür. Alperen'in ders durumudan memnunum, derslerini güzelce ve hevesli bir şekilde yapıyor maşallah. Ama Aslı hanım beni biraz üzüyor hem okurken hem yazarken. Zaten hiç de hevesli değil, ben onu o da beni çok zorluyoruz birbirimizi bakalım sonuç ne olacak. Şu birinci sınıf velisi olmak inanın birinci sınıf öğretmeni olmaktan daha zor. Sabahları benimle okula geldikleri için bütün ödevleri akşamdan yaptırmaya çalışıyorum ve bayağı sıkışıp sıkılıyorlar ama ne yapalım başka çarem yok.
Geçen cumartesi 'hep ben geliyorum, bu sefer de sen gel' diyen canım arkadaşım Berrak öğretmene gittik. Ama bizim evden onlara 3 vesait değiştirdik, e hal böyle olunca metrobüste uyuklayan Alperen takıldı objektiflere önce...
'Resim çekicem' deyince poz veren kızlar(İrem,Ecem ve Aslı)
Varır varmaz Berrak'ın hazırladığı o güzel sofraya oturduk hemen, hepimiz acıkmıştık, tabii onlarda bizi beklerken. Artık eskisi gibi yakın oturmadığımız için...:(
Sonra çocuklar bol bol oynadılar ama daha çok gürültü mü yaptılar demeliydim..?
Yeni nesil çocukların oyundan anladıkları bu herhalde:bağırarak oynamak


Yerinde duramayan ve kızları rahat bırakmayan Alperen
(kızlarda pek rahat bırakılmak istemediler hani...)



Pazar günü de hava çok güzeldi, gerçi bahçeye inip güneşten bol bol yararlanmak istiyordum ama uzun zamandır methini duyduğum Beylikdüzü pazarına da gitmek istedim. Önce bahçeye yani yazlık eve inip ön hazırlık yaptıktan sonra pazara gittik annem ve çocuklarla , ne büyük ve ne düzenli pazardı, çok beğendim, herşey var , çok fiyatlı da değil tabii ne aldın diye sorarsanız sadece resimde çocukların ellerinde gördüğünüz oyuncakları aldık. Zaten almaya değil gezmeye gitmiştim :)
Sonra tekrar bahçeye dönüp ziyafet hazırlıklarına başladık hemen, babannemler de gelmişti,annem-babam güzel kalabalık bir aile olarak zevkli bir gün geçirdik. Bahçeden ayva ve zeytin topladık.

Allahım bizi birbirimizden vakitsiz ayırma.




02 Kasım 2009 Pazartesi

BLOG BULUŞMASI VE HAFTASONU

Dondurucu soğukta bile görme azmi ile yol aldığımız blog arkaşları buluşmasına giderken...
Bu cumartesi 2 hafta önceden çağıran Uçan Talhalar'daydık. Çocuklar hemen kaynaşıp evin altını üstüne getirmeyi başardılar. Hepsi birbirinden tatlı ve şekerdi, canlı canlı görmek farklı oluyor tabii. Talha'nın ev sahipliğinden çok memnun kaldık sağ olsun herşeyini paylaştı bizimkilerle ve tabii bütün çocuklarla.

Ev sahibimiz Emine, Elif,Esra, Sühendan, ve Mısır patlağı ile tanışma fırsatım oldu. Akşama misafirim olduğu halde katılmayı ihmal etmediğim blog buluşmasındaki arkadaşlar artık kıymetlerini bilirler hem de dondurucu soğuğa rağmen oradaydım. Ama erken kalkmak zorunda olduğun için Aysun'u sadece öpüp vedalaşabildim ama Ayşe ile hiç karşılaşamadım içimde kaldı.

Önümüzdeki bahar bizim bahçeye bekliyorum bütün blog arkadaşları, önümüz kış ve bizim buralar daha da soğuk oluyor, Bu sebepten bahar makul bir zaman en erken bahçe keyfi için.

Bütün arkadaşlara özellikle evini açan Emine ve yengesine canayakınlıkları ve samimiyetlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Hiç sıkılmadığım gibi çok da rahat ettim.



Akşam yemeğe büyük görümcemler, kızları ve yeni evlenen oğlu ve tabii geliniyle beraber gelmişlerdi. Tabii ben gündüz gezmede olunca biraz hazırlıksız yakalandım herşeyimi dünden pişirdiğim halde ama sağ olsunlar hepberaber hallettik. Akşamımız güzel geçti, yemek sohbet derken vaktin nasıl geçtiğini anlamamışız.
Pınar ve Tuğba ablasıyla Aslı çok mutlu...



Pazar günü önce canımız soğuk sebebiyle pek bir yere gitmek istemedi ama alışmış kudurmuştan beterdir derler ya bizimki de o hesap bir süre sonra önce çocukalr mızıldanmaya başladı 'bugün bizi nereye götüreceksini?' ya da 'bugün bir yere gitmiyor muyuz?' diye. Biz de çocukların eğlenebileceği gibi en yakın bir alışveriş merkezinin oyun alanına götürdük onları.



Bugün çocukların gelmesini beklerken salonun penceresinden çektiğim gökkuşağı sizin için..
Günlerimiz bir hızla geçiyor ki ben artık hiçbirşeye yetişemiyorum gibi geliyor.
Zaman yetmiyor ve ben yaşlanmışım gibi daha çabuk yoruluyorum artık.
Halbuki yapmam gereken çoooook şey var.
Allahım günlerimizi bereketlendir.





30 Ekim 2009 Cuma

BU ARALAR

Evimizin yeni üyeleri: Kömür ve Portakal Beyazı
Geçen kış da Portakal ve Zeytin'imiz vardı ama değişik sebeplerden öldüler. Uzun zamandır yine istiyorlardı ama yeni ev ve okul telaşı derken pek yanaşmamıştım. Geçen gün Eminönü'ne gidince yine akıllarına geldi ve işte sonuç. Şimdilik iyiyiz.
Okuma yazmayı geçen sene öğrenen Alperen kardeşine okuma öğretiyor.


Okutmam için beni yanına çağıran Aslı için 'Anne istersen ben okutayım' diyen akıllı güzel oğlumun hevesini kırmamak ve neler olacağını görmek için 'tamam' dedim. İlk 5 dakika birşey olmadı hatta bu güzel kareleri bile çektim ama sonra benim kaprisli kızım 'yaa anne ya bu senin gibi okutmuyor, yanlış okuyor beni' diye şikayete başladı. Tabii ben devam ettim kaldıkları yerden her ne kadar beraber devam etmelerini teşvik etsem de...


Canları sıkıldığında artık kendileri aktivite seçip yapabiliyorlar, ne güzel...

365 Gün Etkinlik kitabı bizim evde popülerliğini yitirmedi, geçen seneden beri hiç sıkılmadan beğendikleri sayfaları uygulamaya çalışıyorlar malzemeler elverdiğince. Aslı parmak boyalı bir etkinlik seçmişti ama evdeki boyalarımızın kuruduklarını görünce ben bile hayalkırıklığına uğradım. İstemeyerek suluboya yapmaya mecbur oldular.



Bu güzellikler de annelerinin okulunda kendi okullarına gitmek üzere servislerini bekleyen çocuklarım. Öğretmen çocuklarının mecburi kaderi ; aynı okulda olsalar da olmasalar da hep öğretmenler odasında annelerini beklemek zorunda kalıyorlar.





19 Ekim 2009 Pazartesi

BİR GÜNLÜK KAÇAMAK

Geçen cumartesi eski okulumdaki öğretmen arkadaşların düzenlediği günübirlik Maşukiye gezisine katıldık eşimle. Çok iyi oldu bizim için geçen haftayı ağır bir sinüzit ve farenjitle geçirdim hatta etkileri hala devam ediyor. Herşeye rağmen hepsini çok özlemişim hatta şehiriçini bile bu gezi sayesinde şehiriçine indim ama hiç gezemeden tabii ki yolculuğa çıktık. Sohbet ede ede yolun nasıl bittiğini anlamadık. Önce Kartepe'ye sonra Maşukiye alabalık tesislerine gidip güzel bir ziyafet çektik. Kiremitte peynir süperdi ama alabalık için aynısını söyleyemeyeceğim, Allahtan soslu istemişim de biraz lezzet geldi balığa. Hepsi bahane ben arkadaşlarla beraber olmak ve eşimle başbaşa ne zamandır hiçbiryere gidememiş olduğum için gittim. Çok memnun kaldım hatta herkes memnun kaldı daha dönüş yolunda bir dahaki sefere nereye gidebileceğimizi düşünmeye başladık. Tek üzüldüğüm göl kenarında gezmeye zamanımızın kalmayışıydı. Çocuklar mı? Onlar tabii ki bu dünyadaki tek dayanağım canım annemin güvenli ellerine emanetti.
Allahım bize daha çok ülkemizi gezebilme imkanı ver.

11 Ekim 2009 Pazar

BU ARALAR


Bu aralar düğün telaşımız vardı. Yeğenimizi (eşimin ablasının oğlunu) evlendirdik. Aslı hanımla ilk kına gecesine gittik tabii. Kuzenleri Tuğba ve Pınar ablalarıyla.
(laf aramızda müstakbel görümceler yani) Kına gecesine gecikmeli varsak da kendimiz hemen piste atarak güzel bir streslerimizden arındık. Ama Aslı için en eğlenceli an mumlar eşliğinde kına yakılma zamanıydı, bir merakla ön saflara geçip seyretti geline kına yakılma anını , ondan önce ellerimizde mumlar türküler eşliğinde gelin etrafında dönüşlerimizi de yaptık tabii.Çok severim kına gecelerini: gayrimüslimlerin bekarlığa veda partilerine göre ne kadar kültürel ve temizdir bizim kına gecemiz, kızın evinde geçirdiği son gece , hüzünlü, buruk ama bir yandan da mutlu kız evi.
Herşeye rağmen çok eğlendik, bol bol halay çektik.
Allah hayırlı etsin, mutlu ve huzurlu etsin.
Bütün aile oradaydık tabii. Özenle hazırlandık ve planda olmayan bazı işlere rağmen gelin almaya düğün konvoyuna bile yetiştik.


Düğün için özenle hazırlanan kızım yolda midesi bulanıp hastalanınca halasına bırakmak zorunda kaldık. O kadar hevesli ve meraklı kızım maalesef gelinliğiyle gelini göremedi, sürekli soruyordu 'ne zaman gelinlik giyecek?', 'nikahta gelinlik giiylir mi?' diye ama kısmet olmadı. Aslı kızımızı araba tutuyor galiba iner binmez kafasını bir yere yaslamak ihtiyacı hissediyor ya da yatıyor. Yol biraz uzayınca da 'midem bulanıyor, kusacağım' diye başlıyor ağlamaya maalesef. Kısmete taşındığımız yeni ev şehir dışı gibi olunca gideceğimiz her yer uzak arabayla da olsa Aslı için.


Yeni evimizde çok mutluyuz Allah'a şükür.
Bu resim ikinci köpük banyolarından. İlkinde maalesef tıpayı açınca alttan su olduğu gibi banyonun taşlarına dolmuştu. 1 hafta da tesisatçıyı bekledik yapılması için. Keyfimiz eziyete dönmüştü. Yapılır yapılmaz yine istediler, ben de kırmadım tabii.

Okullarında çok mutlular, alıştılar.25-30 kişi arasında değişiyor mevcutlar. Arkadaş ortamı iyi, öğretmen ve sınıf imkanları üst düzeyde: her sınıfta projeksiyon, fotokopi makinası ve laptop var. Ama 2 km ilerde benim okulum km ile yazınca uzak gibi geldi ama aynı caddenin başında benim okul 10 dk. yürüyünce bizim ev sonra 15 dk. daha yürüyünce çocukların okulu. Tamamen farklı oluyor. Sanki Nişantaşı'ndan Anadolu'nun köyüne gelmiş gibi. 40-45 kişilik sınıflar. Her katta sadece 1 TV , okulun 1 fotokopi makinası var. Gelir seviyeleri düşük ailelerin çocukları olan öğrenciler maalesef aile terbiyesi de almayınca okulda çok arsızlar. İşte benim okulum da böyle. İdareciler iyi, öğretmen arkadaşlar iyi ama maalesef sınıfım için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Tabii genelleme yapmamalı ama o 7-8 kişi yüzünden bütün hevesim kaçıyor.
Herşeyin hayırlısını ver yarabbim, bize doğru yolu göster.



01 Ekim 2009 Perşembe

YAZ TATİLİNDEN SEÇMELER


Aslı ve Alperen'in bütün yaz çok severek oynadığı arkadaş grubu.
Çok rahatlıkla izin alıp dışarıda bütün gün oynadılar. Yemek saati sadece eve geliyorlardı. Bazen bizim bahçede bazen de diğer çocukların bahçesinde oynadılar.
Bu program tabii Ramazan programı yoksa öğleden sonra hep denizde olduğumuz için pek gidemediler arkadaşlarına herkes denizdeydi ama oruç sebebiyle kimse denize inmeyince bahçelere geçti çocuklar. Olsun hepsinin de tadı zevki ayrı oldu onlar için. Bu görüntüler Aslı hanımın bu sene Ramazan'a denk gelen doğumgünü arkadaş partisinden...
Halamın Sarıyer'deki yazlık evinden manzaralar.

Ramazan'dan 1 hafta önce aile içi kutlanan Aslı'nın doğumgünü görüntüleri.
Gerçek doğumgününü kendi gününde 23 Ağustos'da arkadaşlarıyla kutladı.


Yeni okulunun ilk günü...
1.sınıfa başlayan Aslı...
Çok mutlu, çok heyecanlı.
Okulunu , öğretmenini ve arkadaşlarını çok sevdi maşallah.



Yeni odasında Aslı..


Yeni odasında Alperen...


Okulun ilk günü iki kardeş okula hazır artık.
Onların nezdinde Allah bütün öğrenciler zihin açıklığı ve çalışma isteği versin.






28 Eylül 2009 Pazartesi

EVİMİZE GEÇTİK NİHAYET

Müstakbel yengemiz...(dayımın hanımı)
27 Eylül pazar günü itibariyle yeni evimize fiilen taşınmış oluyoruz.

Bütün yaz yarım yamalak devam eden taşınma ve yerleşme işi nihayete erdi.
Dün gece ilk defa evimizde yattık. Tabii görkemli bir açılış yaparak. Hem annemleri hem kayınvaldemleri yemeğe davet ettik. Evin son halini onlar da yeni görüp beğendiler Allah'a şükür. Artık bize düşen evi bu haliyle muhafaza edebilmek inşallah. Düne kadar yazlık evdeydik havaların güzel olamsı sebebiyle hatta bir ayağımız hala orada. Haftasonları gideriz diye evi tam toplamadan geldik yeni eve.
Çocuklar okullarına başladılar. Aslı 1. sınıfa hemen alıştı hem arkadaşlarını hem de öğretmenini sevdi ama Alperen biraz zor alışacağa benzer şimdiden başı ağrıyor okulda...! Benim tayin işim olmayınca görevlendirme dilekçesi verdim Allah'a şükür o da halloldu bu hafta ve böylece eksik birşeyimiz kalmadı.
Yeni müdürüm pek bir heyecanla karşıladı beni. 150 1. sınıf öğrenci ve 3 sınıfı varmış. Ben gidince 4. bir sınıf daha açacağı için sevindi. Tabii ben de sevindim böyle karşılanınca. Öğretmenlerle de tanıştım çoğu yaşıtım iyi bir yıl olacağa benziyor hayırlısı.
Daha çok resim vardı da makinadan bilgisayara yüklememişim bir daha ki sefere inşallah.

Allahım önümüzdeki kapıları hayırlıysa aç....

25 Ağustos 2009 Salı

RAMAZAN GELDI


Dort gozle gelmesini bekledigim o mubarek ve mujdeli ay sonunda geldi.

Herkesin Ramazan ayi mubarek olsun.

Bu sene her senekinden daha heyecanki bekledim cunku yasim icabi ilk defa yazin oruc tutatcaktim. Nasil dayanirim diye merak ediyordum dogrusu. Ama Rabbim yardim ediyor gercekten Allah'a sukur hic zorluk cekmedim simdiye kadar insallah bundan sonra da cekmem.

Hala yazlik evdeyiz ve internetimiz yok arkadasin bilglsayarinda girip biraz duygu ve dusuncelerimi paylasayim dedim.

Evimizin pek az isi kaldi ama insanin kafasini oyaliyor maallesef.

Daha salona perde yaptiracagim, Alperen'e kutuphaneli bir calisma masasi alacagim, butun odalarin ve salonun avizeleri taktirilacak ve en son bir temizlik daha yaptirip yerlesecegim insallah. Tasinmak cooook zoormus.

Allahim bu mubarek gunlerde hepimize yardim et ve hakkimizda hayirli olani ver.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

TATILIMIZ NASIL GECIYOR?

Uzun zaman oldu gorusumedik ama cok yogunduk. Zaten internetimiz de yoktu(gerci hala yok) cunku biz de tasindik. Artik yeni ve uc odali bir evimiz var ama tasinmak ve yerlesmek cok zormus aman Allahim ayikla ayikla bitmiyor. Belki de 9 yildir evde bu kadar buyuk capta bir temizlik operasyonu yapmayisimdandir. Neyse sag salim tasindik tabii ufak tefek eksikler var ama Allahin izniyle onlar da tamamlanacak. Beni esas dusunduren bu kadar merkezden uzakta ilk kisim nasil gececek ve tayin durumum ne olacak. Dua edin benim icin... Mimaroba (Buyukcekemece)`ya tasindik bilenler icin. Hayirlisi.
Yazligimiza cok yakin zaten simdi de yazlik evdeyiz malum havalar cok sicak.

Cocuklar bahcede keyifle oynuyorlar, geziyorlar; bol bol denize giriyorlar.

Bahcedeki salincakta keyif yapan Asli hanim...

Asli`nin objektivinden guzel bahcemiz...

Bu yazin bizim icin buyuk olayi dayimizi evlendirdik. Kore asilli Amerika vatandasi olan Tina hem musluman oldu hem de dayimla evlendi. Artik bizimle kaliyor cok mutluyuz, onu cok seviyoruz.
Allahim huzurundan ayrildigimiz gibi huzuruna gelmeyi nasip eyle...

17 Haziran 2009 Çarşamba

KARNELERİ ALDIK

Annemin öğrencileriyle bu dönemin son gezisi Yunus Gösteri Merkezi'ne gittik. Kendi yaşıtlarımız da vardı. Çok eğlendik, çok beğendik ve yunusların yaptıklarına çok şaşırdık.

Aslı öğretmeninden karnesinin yanında bir de diploma aldı,
artık 1.sınıfa gitmeye hazır.
Önce Alperen aldı karnesini, hepsi 5 pekiyi, süper bir karne.
Tabii hediyesi de daha önce konuştuğumuz gibi basket topu.


Alperen bazı mecburiyetlerden ilk ve son defa öğretmeni ve arkadaşalrıyla beraber oldu bu sene. Seneye inşallah başka bir okulda öğrenim hayatına devam edecek.
Her ikisi için de şimdiden beni aldı bir merak ve tedirginlik acaba seneye nasıl bir öğretmeni ve arkadaş grubu olacak..??
Allahım herşeyin hayırlısını ver.