28 Ekim 2008 Salı

ŞÜKÜR KAVUŞTURANA


Ne kadar üzüldüm kapalı yazısını ilk gördüğümde
İçimden hiç açmak gelmedi bir süre ama açmadan bakmadan da edemedim
veee bu akşam aradığımı buldum açılmıştı ama ben o kadar ümitsizmişim ki hazırlıksızım pek yayınlayacak resmimiz yok doğrusu...



Cumartesi önce çocuk tiyatrosuna gittik.Oradan üçümüz Alperen,Aslı ve ben bir restoranda yemek yedik kurallara uymalarını sağlamak bayağı zor oluyor.Biz de babaları yokken denemeler yapıyoruz. Sonra da arkadaşları Gözde'lerin evine gittik tabii annesi de benim hem arkadaşım hem akrabam. Oturup oynadılar...Tabii yağmur şiddetli ama hepimizde şemsiyeler bi mutluyuz ki yollarda sormayın.






Pazar günü de yağmur devam edince bizim açık hava gezimiz suya düştü.Vatan caddesinde Historia diye yeni bir alış-veriş merkezi açılmış, oraya gittik. Çocukları eğlendirdik sonra da babaanneleri ve halalarını ziyarete gittik.





Historia'daki çocuk eğlence merkezinde ata bindim...


Ailece langırt oynadık zevkle.


Babamla Aslı, ben de annemle olduk ama onlara yenildik.




Günlerimiz Allah'a şükür iyi de..Şu okutma işi ve dikte çalışması hem Alperen'i hem de beni çok sıkıyor. Yazma da sorunumuz yok, on sayfa ödev ver yazsın ama oku desek kaçacak delik arıyor.Harfleri tanıyor ama birleştiremiyor hala.İlk grup harfleri ve onlarla ilgili kelimeleri ezberledi her çocuk gibi ama yenileri gelip de kelimelerdeki harf sayısı çoğalınca nasıl kaçamak yapsam diye uğraşıyor. 'Mola verelim, ara verelim.' , 'su içip geleyim.' , 'tuvaletim geldi 1 dakka' gibi türlü bahaneler....




Bugün de bayağı yorucuydu benim için.Sabah 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama töreni vardı okulda ve ben de tören komitesi üyesi olarak bayağı yoruldum ama sonrasında Eminönü'ne gitmek daha yorucu oldu tabii ama söz vermiştik bir Zeynep Aslı hanıma balık alacaktık ve aldık da...Ayrıca okullu oldular diye saat de istedi ve aldık ama pişman değilim çünkü hemen öğrendi. Şimdilik sadece akrebi gösterdim hangi sayıdaysa saat odur diye nasılsa sayıları tanıyor. Ben de sürekli saati onlara soruyorum, pek hevesliler.

İki tane japon balığımız oldu: Zeytin ve Portakal tanıştıralım...




Allahım herkesin gönlünden geçeni ver.

2 yorum:

((Y*A*S*E*M*i*N)) dedi ki...

Zeytin ve portakalı çok sevdim.
Çok şirinler..........

gül dedi ki...

teşekkür ederiz biz de çok sevdik başından ayrılamıyoruz
galiba isim babası da sizin dükkandaki bir abi