24 Temmuz 2008 Perşembe

TATİLDE NELER YAPIYORUZ ?

Dedemizle akşamları hamak keyfi süper...



Canımız sıkıldığında bahçedeki salıncak can kurtarıcı olarak devrede...


Bütün gün bahçedeki horozdan kaçıyoruz ,tavuklara yaklaşınca saldırıyor, duruşundan da belli olduğu gibi çok efedir kendileri...



Kolum alçıya alınmadan önceki deniz keyfimiz...




Geçen yaz sünnet oldum ama canımız isteyince aynı kıyafetleri giyip dolaşıyoruz, sağ olsun annem de izin veriyor tabii süreli...
N'apalım doyamadık bu giysilere...




Alçıdan sonra ancak bu şekilde girebiliyorum ama Aslı'nın keyfi yerinde...


Tabii daha çok bu şekilde denize girenleri seyretmek düşüyor bana ama buna da şükür inşallah önümüzdeki salı açılacak alçım, bakalım doktor ne diyecek çünkü pek dikkat edemedim.Islandı, alçım inceldi,salladım kolumu ama ne sonuç olur bilemem. Tek bildiğim çok can sıkıcı bir şey, çoğu hareketimi engelledi..offf.
Yaz tatilimiz aslında daha hareketli ama ancak bu kadarını görüntüleyebildik. Günümüz kısaca şöyle geçiyor:Sabah 9 gibi kalkıyoruz kahvaltı, bahçe-balkon yıkanıyor daha sonra ders yapıyoruz(resim- yazı çalışması , kuran harfleri ya da tatil kitabından hikaye okuma ve ya bulmacalrını çözme) bazen hepsi ama çoğu zaman bir tanesini yapıyoruz.Sonra ben ev işlerine dalınca yemek, temizlik çamaşır gibi çocuklar da bahçede oynuyor(bisiklet, kum, salıncak v.b.)13:00'de öğlen yemeğinden sonra denize iniyoruz 15:30-16:00 arası eve geliyoruz.İkindi kahvaltısından sonra yakın civar gezisi ya babannemize gidiyoruz ya da en yakın market ve ya parka yürüyüş yapıyoruz ama genelde bahçede oynuyor çocuklar, iyi ki yaşları yakın ve 2 taneler Allah'a şükür bu konuda hep memnun oldum ve herkese de tavsiye ederim.20:00 gibi akşam yemeği yiyip ,21:30 da akşam sütü içip ve duamızı edip en geç 22:00'de uyumuş oluyoruz(tabii bu saatler çocuklara ait )Onlar uyuduktan sonra ben de internete girebilirsem ya da kitap okuyorum uyuyana kadar bu aralar modası geçse de Şu Çılgın Türkleri okuyorum acayip sürekleyici ve tarih sevenler için çok güzel bir kitap ama bütün orta-lise öğrencilerinin okuması gerek.İşte böyle dostlar evimizin bahçeli ve denize yakın olması sebebiyle sayılı insanlardan olduğumuzu unutmayıp Allah'a çok şükrediyoruz.
Allahım bizi hep şükredenlerden eyle...




21 Temmuz 2008 Pazartesi

YIL SONU GÖSTERİMİZ




Gecikmeler için bütün ziyaretçilerimizden özür dileriz. Çünkü gösteriden sonra aynı akşam yaz tatilimizi geçireceğimiz yazlık evimize taşındık ve modemimiz kışlık evimizde kaldı.Bu sebepten eskisi kadar sık internete giremiyoruz ve sizlerle görüşemiyoruz. Ama söz verdiğimiz gibi yıl sonu gösterimizden bazı videoları sizlerle paylaşmak istedik ama yüklemede çok beklediği için annem vazgeçti sinirlenerek çünkü 3 gün yüklemeyle uğraştı durdu malum modem yok. Bizi Profilo alış-veriş merkezine kadar gelip seyreden annemin arkadaşları Nurhan öğretmen ve kızlarına, Berrak öğretmen ve kızlarına, Yasemin öğretmen ve oğlu Burak'a ,Fatma ve Hivza öğretmenlere, dayımıza, babamıza, anneannemize ve annemin halası Aysel halamıza çok teşekkür ediyoruz. Bu heyecanlı ve ilk gösteri günümüzde bizi yalnız bırakmadılar.Çok heyecanlıydık, bazı yapacaklarımızı unuttuk, bazılarını hiç yapmak istemedik.Mesela Aslı şiirini hiç okumadı, ben Kafkas halk oyununda bayrağımı açmayı unuttum.Ama yine de bütün heyecanımızla gösteriyi tamamladık.Bu güzel gösteriyi hazırlayan Sema Sultan Çocukevi'ndeki öğretmenlerimiz Gül ve Kevser öğretmenlere de ayrıca teşekkür ediyoruz.



Annem fırsat buldukça yazlık ev , bahçe ve deniz maceralarımızı anlatacak inşallah.



İnsanın çocuğunu sahnede görmesi çok değişik bir duyguymuş , tarifi imkansız. Yaptıklarını görünce gururlanıyor, isterlerse neler başarabileceklerini daha iyi anlıyorsunuz. Ufak tafek hataları olsa da sahnedeki çocuğunuza başka bir gözle bakıyorsunuz. Hem gururlanıyorsunuz o benim çocuğum o benden bir parça diye hem de nasıl da büyümüş olduğunu fark ediyorsunuz. Allahım daha ne kadar da küçük aslında diye düşünmekten vazgeçmem gerektiğini daha iyi anladım artık.Zaten birey gibi davranıyordum asla küçümsemezdim ama daha bir büyüdüler artık gözümde.


Allahım herkese tatil imkanı ve çocuklarının her türlü mutluluğunu yaşamalarını bahşet.

12 Temmuz 2008 Cumartesi

KİLYOS-SARIYER

Kilyos`taki arkadasimiz Ece ve biz bahcede cips yerken


1 Haftalığına hava değişimi olsun diye Kilyos'taki babaanneme ve daha sonra da Sarıyer'deki Aysel halama geçtim.Zaten şu anda kuzenlerimin bilgisayarından bağlanıyorum.Elimdeki resimlerle idare edeceğiz artık. Ama Allaha'a şükür Alperen'in balkondan düşmesi ya da atlaması sonucu bileğinin kırılması hariç herşey yolunda.Bu konuda fazla birşey yazmak istemiyorum ama inanın elinizde olmadan gözünüzün önünde kayıp gidebiliyor olaylar ve siz sadece seyrediyorsunuz. Bizimki tam öyle olmasa da iradem dışında bir atlayış oldu ve Allahtan araba bendeydi de bir süre buz koyduktan sonra herşeyin normal görünmesine rağman hastaneye gittik ve çekilen film sonucu bileğini kırıldığını öğrendik, haydaa...Ben ne tepki vereceğimi şaşırdım zaten saat 16:00 acildeyiz Kilyos'tan Sarıyer'deki hasteneye gelmişiz ortopedi doktoru çıkmış sağlık karnemiz yanımızda değil tam bir karmaşa...Bize tavsiyeleri doğru Baltalimanı kemik hastanesi ne yapalım düştük yollara gittik Baltalimanı'na, doktor hemen alçıya aldı, 3 hafta alçıda kalacakmış..!


Buna da şükür tabii.Hiç üzülmedim hatta sevindim ucuz kurtardık bu sonuçla hem de anladı beyfendi böyle durumlarda acı da olsa başına gelebilecekleri.



Kilyos'ta 4 gün kaldık tabii bu olay yüzünden 2 gün denize girebildik ama denizde çok eğlendiler özellikle Aslı hem kumda oynamanın hem de kolluksuz denize girmenin keyfine vardi.





Sarıyer'de Aysel halamın yazlık evine misafir olduk , o eşşiz Boğaz manzarasıyla yemeklerimizi yedik, sohbet ettik. Sariyer'de çocuklar hiç sıkılmadı çünkü Allah razı olsun onlarla ilgilenen abla ve abileri vardı. Tabii ben de hic sikilmadim boylece...




Halamların hemen evinin önündeki parkta sallanirken...


Sariyer`e gezmeye indiğimizde dinlenmek icin girdigimiz park, nasılda kardeşini sallıyor abisi tek kolla bile...




bu da bizim Boğaz keyfimiz

Allahım hepimizi görünür görünmez kaza belalardan koru.

5 Temmuz 2008 Cumartesi

YAZLIK EVE TAŞINDIK...

Annem gösteri videolarını ve yazısını yayımlamak için nete girmişti ama modemsiz dial-up telefon üzerinden internet bağlantısı çok yavaş olduğundan vazgeçti biraz da sinirlenerek.

Yaz tatilimiz geçirdiğimiz bahçe dedemin ama bizim için bulunmaz nimet. Bahçe katı bize ait , deniz, ağaçlar ve temiz hava yani İstanbul'da ferahlık daha iyisi olamaz elhamdürillah

Modem bulana kadar resimsiz yazı yazmaya fırsat buldukça devam edeceğim inşallah.

23 Haziran 2008 Pazartesi

DAYIM GELDİ

Dayım 9 aydır Japonya'daydı.Geçen çarşamba geldi, bize süpriz yaparak.

Hepimize hediyeler getirmiş ,zaten sağ olsun oradayken de yolluyordu.
Biz de heyecanla hemen açtık tabii...

Benimkiler çok güzel iki takım desenleri de çok güzel. YAKIŞMIŞ MI?
Nasıl da bilir hayvanları sevdiğimi özellikle de aslanı...


Aslı'nın ki de tam onun istediği gibi acaba annemden kopya mı çekti.
Biz de sıkı sıkı sarılarak teşekkür ettik biricik dayımıza.
Biz dayı diyoruz ama siz inanmayın hep bizimle çocuk olur oynar ama daha çok da kızdırır. O yüzden anlayamayız seviyor mu kızıyor mu hep bağırarak konuşuyor bizimle . Biz de ona rahatça yaklaşamıyoruz, ama onu çok seviyoruz da belli edemiyoruz bu yüzden.
Allah kimseyi sevdiklerinden ayırmasın, bizi de dayısız bırakmasın.


18 Haziran 2008 Çarşamba

HAFTASONU YAPTIKLARIMIZ


Değmeyin yemek keyfimize...
Bu hafta ilk defa cuma akşamından gittik Mimarsinan'a.
Annemle anlaşma yaptık artık burada hep kendimiz yiyeceğiz yemeklerimizi.

Nasıl salıncak keyfi ama...?
Cumartesi bütün gün bahçede oynadık , annemde bol bol çamaşır yıkadı.
Akşam üstü bizi önce markete sonra da parka götürdü.

Dengede yürüyebiliyorum, işte ben !


Mimarsinan'ın cumartesi akşamlarının vazgeçilmezi Albatros sahilinde gezi.
Dedeme rica ettik bizi götürdü. Dondurma ve mısır yedik , parkta eğlendik ve tabii bol bol yürüdük.



Bu parkın salıncakları hayvanlıydı, çok beğendik.



Pazar günü yine bütün günümüz bahçede geçti. Herkesin bahçede bir işi vardı. Biz de bulduğumuz kaplumbağanın peşine düştük.



Haftasonunun tamamını ilk defa yazlık evde geçirdik, çocuklar da çok sevindi, gün sayıyorlar 2 mi 3 mü inanamıyorlar, ama pazar akşamı gerçek hayata döndük tabii.Oradaki 2 günümüz çok hızlı ve yorucu geçti abartmadan tam 6 makina çamaşır yıkadım, tabii astım kaldırıdım ve bir sürü eşyayı da havalandırıp yerine koydum. Ufak çaplı bir temizlik daha yaptım, çocukları gezdiridm ve tabii bahçeyle ilgilendim. Yani kısaca çok yoruldum. Allahım diyorum bazen kendi kendime hiç yorulmayacağım bir günüm olacak mı acaba, sonra da canım sıkılırdı herhalde deyip halime şükrediyorum.
Allahım herkese günlerini dolu dolu geçirebileceği güç ve sağlık ver.

16 Haziran 2008 Pazartesi

KARNE ALIYORUZ


Herkes gibi biz de karne aldık cuma günü. Ana sınıfını bitirip ilkokula daha da yaklaşmamızın belgeleri onlar. Ama bir de çok sevdiğimiz öğretmenlerimizden ve arkadaşlarımızdan ayrılmamızın habercileri maalesef...
Biz herşeye rağmen bu düşünceleri bırakıp öğretmenlerimizin bizler için hazırladığı ve annelerimizin de davetli olduğu karne eğlencesine dönelim. Annem kendi okulundaki karne dağıtımının kaçta biteceğini bilmediği için her zamanki gibi anneannemizi gönderdi önce yanımıza. Ama bir süre sonra annemizde geldi çok sevindik. Çuval yarışı yaptık, halaylar çektik, ikramları yedik, bol bol resim çekildik arkadaşlarımızla, oyunlar oynadık ve en sonunda karnelerimizi aldık. Hepsi gülen yüzlü yıldızlarla dolu....! Ne güzel....!

Aslında herşey daha yeni başlıyor eğitim-öğretim hayatında ,okul ve öğretmen seçimi o kadar zor ve de önemli ki....Neyse bu sıkıcı ve uzun zaman sürecek konuyu bir kenara bırakıp daha ana sınıfı maceramızın bitmediğini belirteyim çünkü 20 haziran cuma günkü gösteriye kadar okula devam edecekler ve son sürat bu gösteriye hazırlanıyorlar.Biz de mecburen taşınmadık ve gösteriyi bekliyoruz.Tabii gelebilen herkesi ,seyretmek isteyenleri de 20 haziran cuma günü 17:00de profilo alış-veriş merkezine bekliyoruz.
Allahım bizleri yapmak istediğimiz işlerde utandırma ve çocuklarımızı hayırlı kişilerle karşılaştır.

12 Haziran 2008 Perşembe

GEZİLERE DEVAM

Her pazar olduğu gibi geçen pazar da Mimarsinan'daki yazlığa gittik. Artık taşınma vakti geldiği için temizlik yapıldı. Ama yağmur yağdığı için pek dışarı çıkamadık.
Dedemle özlemişiz birbirimizi , kucağından pek inmedim tabii bahçeyle uğraşmadığı zamanlar...

Yağmurdan sonra aldık havuzumuzu çıktık bahçeye susuz havuz keyfi yaptık....


Yağmur yağarken içerde misket oynadık.


Emirgan'dan aldığımız çiçekleri de dikmeyi unutmadık tabii....



Çarşamba akşamı okuldan sonra Kilyos'taki yazlıklarına taşınan Ayşe babaanneleri ziyarte gittik, bizi görünce çok mutlu oldular çünkü süpriz yaptık.
Kilyos'ta paten kayan ablaları seyrettik.



Sonra da rica ettik bize de verdiler. Biraz kaymaya çalıştık. Tabii ilk denememiz olduğu için biraz zorlandık ama çok eğlendik.



Dedemin bahçesindeki vişne ağacını çok beğendik ve poz verdik çünkü boyu bizim kadardı.



Hiç boş durmadık Kilyos'ta oynadık, gezdik, tırmandık...




Günlerimiz yine yoğun geçiyor Allah'a şükür. Çalıştığım okulu Mustafa Sarıgül yıkıp tekrar yapacağı için okulda bir telaş ki sormayın zaten karne hazırlama ve basma telaşı vardı üstüne bir de toparlanma telaşı geldi herşey karma karışık.Benim çocukların gösteri telaşı da ayrı tabii.Geçtiğimiz pazartesi de kendi sınıfıma yıl sonu gösterisi yaptık yani hep bir koşturmaca...Yarın ki karne telaşı da geçerse hayırlısıyla bu seneyi tamamlamış bulunuyoruz tabii Aslı ve Alperen'in 20 haziran'daki gösterisi de bittikten sonra.
Allahım senin rızan dışın da plan yapmamayı ve yptığımız planları da hayırlısıyla uygulamayı nasip et.


7 Haziran 2008 Cumartesi

CUMA-CUMARTESİ GEZİLERİ

Annemin sınıfıyla beraber cuma günü Emirgan Korusu'na gittik. Öğrencilerle beraber oynadık, gezdik ve çok eğlendik.


Annem piknik dönüşü 'saçını da kestirelim 'dedi , ben de hemen kabul ettim ve oturdum berber koltuğuna.

Traşım bitti. Nasıl olmuşum ? Yakışmış mı?


Cumartesi Cevahir'e gittik. Gezdik, alış-veriş yaptık, yedik-içtik eğlendik resimde görüldüğü gibi.



Akaşamüstü eve dönüşte bile hala mutluyduk sokakta, annem de dayanamadı yine resmimizi çekti bizim.



Cuma çok hareketli ve eğlenceli geçti. Sınıf pikniğim vardı, 2 otobüs dolusu veli ve öğrenciyle Emirgan Korusu'na gittik. İlk boş bulduğumuz masalara yerleşerek ağaçların ve güzel havanın zevkine varmaya başladık. Çocuklar gönüllerince oynadılar öğrencilerimle. Sincap bile gördük. Koru o kadar bakımlı ve güzel ki Pembe ve Sarı köşkün etrafına ve yol üstlerine harika peyzaj yapılmış, çiçek satışı da vardı , biz de aldık.Akşam eve dönüşte yeterince kirlendikleri için yıkanacaklar nasılsa diye Alperen'i bir de traş ettireyim dedim, çok sevindi. Ciddi bir şekilde traş olur hep ama resim çektiğimi görünce değişti hemen.
Cumartesi de hem hava serinledi hem de Cevahir'deki Koçtaş'tan duş teknesi almam gerekiyor diye çocukları oraya götürüdüm. İndirim başlamış bazı yerlerde ve alış-veriş çılgınlığı tam gaz.Biz de ucundan etkilendik tabii 1-2 t-shirt aldım çocuklara, yemek yediler ve eğlendiler.Dönüşte de Osmanbey'i geze geze geldik.
Geçen hafta cumartesi-pazar yazlıkta kaldığımız için Türkçe olimpiyatlarını kaçıdığımı Ayşe'nin sitesini okuyunca anlayıp çok üzülmüştüm ki bu sabah tekrarını seyretme imkanım oldu çok sevindim sonra hemen Ayşe aklıma geldi ve o güzel resimleri ni yaptırmak için çocuklara açtım sitesini ve başladık çizmeye , çok güzel oldu ve çok sevindiler özellikle Alperen. Aslında resmini de çekecektim ama fırsat olmadı, çok yoğundum bu sabah dışarı çıkana kadar yine.
Allahım günlerimizi hep senin rızan doğrultusunda yaşamamızı nasip et.

5 Haziran 2008 Perşembe

KOKULAR-BEO

Koyduk tepsimize bütün baharatları ve kokuları , başladık keşfe...


Pul biber, karabiber, nane, kekik,tarçın, kahve ve kakaoyu sırayla kokladık. Ben (Alperen) en çok tarçının kokusunu beğendim. Aslı da en çok kakaoyu beğendi.

Parfümlerden de ben en çok annemin kokusunu beğenirken, Aslı da kendi parfümünü beğendi.
Baharatların kokularını pek beğenmedik Aslı'yla , hatta Aslı karabiberi o kadar çok kokladı ki yanlışlıkla gözleri yaşardı, yandı ve ağladı.
Herşeyi kokusuyla tanıyabileceğimizi öğrendik ama aynı zamanda koklarken dikkatli olmayı da...
Allahım bizi duyularımızın eksikliğiyle sınama.