18 Mayıs 2008 Pazar

BEŞİKTAŞ'TAYIZ

İlk defa Beşiktaş sahilindeyiz, ne güzel balık tutanlar vardı.
Biz de tutmak istedik ama...

Annem bizi biraz deniz kenarında gezdirdikten sonra sahildeki parka götürdü. Nerede olursa olsun park bizim vazgeçilmezimiz.


Beşiktaş'ta ilkleri yaşıyoruz: Balık tuttanlardan sonra Kaykay kayan ağabeyleri de ilk defa gördük ve seyrettik çok hoşumuza gitti, nasılda düşmeden duruyorlar çok güzeldi.


'Bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım 'demiş. Biz de Beşiktaş'ta döndük dolaştık ama yine de geldik kendi parkımıza : Nişantaşı'nda Demokrasi parkı
Önce güvercinlerimizi besledik.


Sonra başladık parkta oynamaya...Alperen büyümüş artık beni bile sallıyabiliyor.


Hava çok sıcaktı , oturduk gölgede çimene piknik yapar gibi keşke yiyecek ve oturacak bir şeyler de getirseydik...



Annem bu fikrimizi beğendi ve eve gelince balkonu piknik alanı haline çevirdi. Hem yedik hem sohbet ettik hem de Alperen yazı çalışması yaptı.
Allah'a şükür yine güzel bir cumartesi geçirdik.Sabah erken kalktık ama işleri ağırdan alıyordum planım öğlen çorbasından sonra dışarı çıkmaktı. Halamın kızını (artık Damla'nın annesi )Eskişehir'e dönmeden ziyaret etmek isityordum , arayınca öğrendim ki o da dışarı çıkacakmış şimdi gel deyince 11:30'da bizim gezi trafiği başladı.Damla bebeği sevdik, iki halamı ve annemi de orada gördükten sonra ayrıldık 13:00 gibi.Baktım hava güzel, böyle havalarda canım deniz kenarı çekiyor.Atladık çocuklarla Beşiktaş otobüsüne bize en yakın deniz orada diye.İyi de oldu çocuklar da daha önce görmedikleri balıkçıları , kaykaycıları , büyük yolcu gemilerini , Beşiktaş'ın çarşısını gezme fırsatı buldular tabii en önemlisi bol bol içe çekilen deniz havası...
Sonra geldik Nişantaşı'daki parka hala aynı çoşkuyla oynadılar hiç yorulmuyorlar. Sıcak bir yandan koşturmaca bir yandan ama ille de oyun.Baktım piknik havasındalar ama biz hazırlıksızız , eve dönünce biz de balkona serdik örtüyü, doldurduk üstüne evdeki tüm abur cuburu , başladık sohbete. Çok eğlendik hep beraber ,bizim balkon da ağaçlıklara bakıyor sanki hiç şehir merkezi değilmiş gibi sakin temiz hava. Mutlu mesut geçirdik günümüzü akşama da halam geldi oturup sohbet ettik.Halam gidince çocukları yatırdım.Çocuklarıma her güzelliği gösterip öğretme isteği var ama elimden bu kadarı geliyor.
Allahım çocuklarımızı yolundan ayırmadan, seni unutmadan; dünyanın güzelliklerini de tatma imkanı ver.

3 yorum:

sühendan dedi ki...

Güzel duan için amin.
Ne güzel geziyorsunuz analı-çocuklu...:)
Her hafta bakıyorum yine nerelere gitmişsiniz diye...
Evet ilginç görüntülere Beşiktaş ta rastlamak mümkün.Biz anadolu yakasında oturduğumuz için üsküdar sahilini tercih ediyoruz.Ama oraları da biliyorum.
Sıcaktan çocukların yanakları kızarmış.Bizimkilerin de hemen yanakları yanıyor.

((Y*A*S*E*M*i*N)) dedi ki...

Beşiktaşı ben de seviyorum.
Deniz, manzara, alışveriş.... hepsini aynı anda yaşayabiliyoruz.
Kaykaycılar da sanırım orayı mesken edinmişler. Onları izlemek te ayrı bir eğlence oluyor.

gül dedi ki...

sühendan, çok seviyorum gezmeyi elimde değil annem bile kızıyor 2 çocukla nereye her dakika diye çünkü bebekliklerinden beri yollardayız.Üsküdar'ı ben de çok seviyorum ama en son gittiğimde tadilat vardı meydanda o haline dayanamadım düzelince yine gelirim belkii buluşuruz.Hatta o gün bile beşiktaş-üsküdar teknesine binmemek için kendimi zor tuttum.
yasemin,ben de beşiktaşın herşeyi aynı anda bulunabilmesi özelliğini seviyorum